1. Oyun Konsolu
  2. Hobi, Kitap, Müzik
  3. Xbox 360 Ürünleri

Square Enix Thief Aksiyon Oyun Xbox 360 Uyumlu Eşsiz Hırsızlık Deneyimi ile 16 Yaş ve Üstü

Square Enix Thief Aksiyon Oyun Xbox 360 Uyumlu Eşsiz Hırsızlık Deneyimi ile 16 Yaş ve Üstü
Mağaza: hepsiburada
Son Fiyatı: 1499.00 TL

Ürün Detayları

Square Enix Thief Aksiyon Oyun Xbox 360 Uyumlu Eşsiz Hırsızlık Deneyimi ile 16 Yaş ve Üstü İçin Thief Xbox 360 — aksiyon dolu bir hırsızlık deneyimi sunarak, karanlık ve gizemli bir dünyada Garrett olarak maceraya atılmanızı sağlıyor. ✨ Özellikler: - ✅ Gerçekçi grafikler — PS4 ve Xbox One'da 1080p çözünürlük ile etkileyici bir görsel deneyim. - 🛡 Gizlilik ve strateji — Düşmanlarınızı sessizce alt edin ve görevlerinizi başarıyla tamamlayın. - 🎮 Xbox 360 uyumluluğu — Oyun konsolunuzda sorunsuz bir deneyim için tasarlandı. Thief, aksiyon ve gizlilik unsurlarını bir araya getirerek, karanlık bir şehirde hırsızlık yapma becerilerinizi test etmek isteyen oyuncular için idealdir. Şehirdeki en iyi saklanan sırları keşfedin ve en zorlu soygunları gerçekleştirin! Bu ürünün teslimi sonrası ambalaj, bant, mühür, paket gibi koruyucu unsurlarının açılmış olması halinde cayma hakkı kapsamında iadesi kabul edilmeyecektir. Thief Yıllar yıllar önce, kalbur saman içinde, develer tellal, pireler berber iken; ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, ninem düştü beşikten. Dedem de düştü eşikten. Biri kaptı maşayı, biri de kaptı şişeyi, gösterdiler köşeyi. Al işte...Soyulduk arkadaşlar. Neden? Çünkü nineme bebek muamelesi yapıp beşikte sallıyordum, dedem desen aklı gitmiş, eşiklerden düşüyor, hırsızlar da dediler bu aile belli zırdeli, bizi fark etmezler... Maşa, şişe hep gitti. Sonradan anladık tabii ki hırsızların da zekâ düşük; maşa falan çalıyorlar, rahat ettik ama soyulduk mu, soyulduk. Bana köşeyi göstermişlerdi ama ben kaçtım, onlar kovaladı; onlar kovaladı, ben kaçtım. Az gittik, uz gittik, dere tepe düz gittik, altı ay bir güz gittik derken bir sene geçmiş oldu. Bu bir seneyi ne hırsızlar hatırladı, ne de ben. Dönüp bir de arkamıza baktık ki ne görelim, bir arpa boyu yol gitmişiz! Velhasıl-ı kelam, bir varmış, bir yokmuş, ülkenin birinde, bir acayip hırsız yaşarmış. Simsiyah giyinip gecelerde korku salarmış. Mücevherler en sevdiği, değerli eşyalar en nadide çiçeğiymiş. Hiç kimse ona seslenemezmiş çünkü o hiçbir zaman orada olmazmış.Ona ne diye mi hitap ederlermiş? Hırsız. Ama gerçek adı Garrett’tan başkası değilmiş... Bir düşmüşüm ki... Siz deyin 1800’ler, ben diyeyim alternatif bir zaman dilimi... Karındeşen Jack’in İngiltere’nin arka sokaklarını inlettiği, Sherlock Holmes’ün taban teptiği bir garip ortam... Her yer, her zaman karanlık, her zaman kasvetli. Her şey ahşaptan yapılmış; tuğla, taş, bunlar azınlıkta. Bir yeri ateşe verseniz, tüm şehir iki dakikada kül olur, o derece. (İngiltere’nin yarısı yanmıştı böyle zaten.) (İngiltere değil, Londra o. - Tuna) Garrett bizim adımız. Usta bir hırsızız. Öyle ki resmen şehirde isim yapmışız. Bir de yardımcımız var. Daha doğrusu bizim izimizden ilerleyen bir kızcağız. O daha heyecanlı, daha farklı. Bazı aletler icat ederek işini kolaylaştırdığını düşünüyor ama olayın özünü kavrayabilmiş değil. Bir hırsız, hızlı olmanın, görünmez olmanın yanında doğru kararları da verebilme yetisine sahip olmalıdır. Henüz çömez olduğu için bu kız fantastik bir olayın tam göbeğine düşüyor ve olayların üzerinden tam bir sene geçiyor... Garrett bir yıl boyunca ne yaptığını hatırlamıyor. “Queen of Beggars” adındaki yaşlı kadın bizi himayesine almış ve yaralarımızı iyileştirmiş. Kendimize geldiğimizde olan olaylar, şahit olduklarımız (Siz yaşayın diye anlatmıyorum özellikle.) sanki dünmüş gibi geliyor ve cevaplar aramak üzere evimizin yolunu tutuyoruz. Yokluğumuzda şehrin bir hayli değiştiğini fark ediyoruz bu sırada. Ölümler artmış, şehrin kontrolündeki baron diktatörlüğünü güçlendirmiş ve “gloom” adındaki salgın, tüm şehri etkisi altına almış. Herkes bir bir ölürken sokağa çıkma yasakları ve devriyelere karşı gelenlerin ölümle cezalandırılmaları sıradan birer olay haline gelmiş. Yaşadığımız şehre yabancılaşmanın eşiğindeyken yaşadıklarımızın pişmanlığıyla, yanıtlar aramak üzere arkadaşlarımızı birer birer ziyarete başlıyor Mücevherat tutkunu Biz böyle ilk bakışlar, haberler yazıyoruz ama sonradan yazdıklarımızı unutabiliyoruz. Misal ben, Thief’in açık dünya temalı bir oyun olduğunu unutmuşum. Sanıyorum ki bölümler ardına bölümlerde gezeceğim ama bir baktım ki istediğim yere gidiyor, istediğim görevi yapıyor, istediğim evin içine dalıp dolapları rahatça karıştırabiliyorum. Aynı bir RPG’de olduğu gibi ben de işi gücü bırakıp önüme gelen evi soymaya başladım ve daha ikinci bölüme geçtiğimde küçük bir servetim oluşmuştu bile... Birinci şahıs kamera açısından oynanan Thief’in temelinde hırsızlık ve gizlilik var; sanırım bu konuda mutabıkız. Durumumuz da DayZ’de kendisini sadece su şişesiyle savunmaya çalışan bir oyuncudan pek farklı değil; hatta güçlü gibi gözüken bir karaktere sahip olduğumuz herhangi bir oyundakinden çok daha güçsüz durumdayız. (Ne demek istedim acaba...) Olay şu ki karşımıza sadece tek bir düşman çıksa bile ölüp kalmamız olası. Hele ki oyunu sadece bir tık yukarıdaki zorluk seviyesinde oynarsanız, teke tek dövüşmenin direkt ölüm getirebilmesi sıkça karşılaşılan bir durum

Değerlendirmeler

Henüz değerlendirme yok

Bu ürünü ilk değerlendiren siz olun.

Fiyat Geçmişi